30 Aralık 2013 Pazartesi

Hassasiyetinizi yönetebiliyor musunuz?



Hiç aşırı hassas davranmakla eleştirildiğin oldu mu?

Haklı veya haksız, kadınların bu damgayı yeme oranı erkeklere yasla çok daha yüksek; kıyl belki de ağlamaya daha eğilimli oldukları için. (Yüksek seviyedeki testosteron hormonunun gözyaşı üretimini engellediği biliniyor.) Yine de hassasiyet dediğimiz şey, sık sık gözyaşı dökmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Üstelik derin biyolojik ve sosyal kökleri var.

Anne ve babana nasıl bir çocuk olduğunu sormakla işe başlayabilirsin: Utangaç veya girişken, sakin ya da sulugöz... Alacağın cevap, “büyümüş sen”in yoğun duygularla baş etmekte neden bu kadar zorlandığı ya da tam tersine her şeyi oluruna bıraktığı konusunda aydınlatıcı olabilir.

Stanford Üniversitesi’nde anksiyete ve duygu düzenlemesi üzerine çalışmalar yapan Psikolog Anett Gyurak, “Her insan kendine has bir mizaçla, genlerine dayanan belli bir kişilikle doğar” diyor. Ve hassasiyetle güçlü bir şekilde bağlantılı olan bir gen bulunuyor.

Ancak sahip olduğun DNA, hikâyenin sadece yarısı. Yetiştirilme şeklin ve büyüdüğün çevre de duygusal prototipine büyük ölçüde katkıda bulunuyor. En nihayetinde duygularınla olan ilişki biçimini, doğa ve büyütülme şeklin ortak bir çalışmayla belirliyor. Diyelim ki genlerin doğuştan aşırı hassas olacağın şekilde kodlanmış ve oldukça kaotik, duygularını açığa vurmaya pek fazla fırsat bulamadığın bir ortamda büyüdün. İşte böyle bir mizansen, hassas köklerini bilinçdışı bir şekilde bastırmana sebep olabiliyor.

Duygularını Serbest Bırak
Eskiden, özellikle de dışa dönük ve tuttuğunu koparan insanların ödüllendirildiği kültürlerde, duygularını bastırmak, hatta onlar yokmuş gibi davranmak, önemli bir başarı ölçütü kabul edilirdi. Zaman içinde yapılan araştırmalar, hassasiyetin her zaman zayıflık demek olmadığını gösterdi. Her şeyden önce, hassas bir kişilik hayat kurtarıcı olabiliyor. Gyurak, “Eğer yararları olmasaydı, bu özellik gen havuzunda hayatta kalamazdı. Hassas insanlar daha dikkatli ve tehlikelere karşı daha uyanık olur” diyor.

The Emotionally Intelligent Manager kitabının yazarlarından Doktor David Caruso ise, duyguların aynı zamanda iyi bir bilgi kaynağı olduğu görüşünde: “Bu da insanların anlayışlı ve açık görüşlü olmasını sağlıyor.” Hassasiyet geni taşıyanlar, komplike kararlar alma konusunda daha başarılı; özellikle de büyük bir kazanç veya kayıpla sonuçlanabilecek kararlar söz konusuysa... Diyelim ki şehir değiştirmeni gerektiren bir iş teklifi aldın. Sadece beyninle düşünmeyip, duygularına da odaklan. Böyle yaparsan karar süreci daha duygusal geçebilir ancak alacağın karar daha iyi ölçülüp biçilmiş olacaktır.

Konuşma yaparken de bu özelliğini kullanabilirsin. Oregon Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden emekli Profesör Mary Rothbart, hassas insanların diğerlerinin duygularının daha fazla farkında olduğunu ve onlarla empati kurduğunu söylüyor. Dinleyicilerin beden dilindeki değişiklikler, ne zaman anlattığın şeye devam etmen ya da konuyu değiştirmen gerektiği hakkında sana ipucu verebilir. (Dinleyici sensen, duygularına kulak ver. The Highly Sensitive Person kitabının yazarı Psikolog Elaine Aron, “Duygusal insanlar olayları enine boyuna değerlendirdiği için diğerlerinin gözünden kaçabilecek ince noktaları yakalayabilir” diyor.)

Ne Zaman (ve Nasıl) Sertleşmelisin?
Elbette her durumda hassas yönünü devreye sokmamalısın. Stresli olduğun bir gün iş yerinde ağlamak, diğerlerine aşırı dramatik veya zayıf birisi olduğunu düşündürebilir. Ya da iş arkadaşlarının seninle ilgili fikirleri konusunda saplantılı olmak, performansını etkileyebilir. Florida State Üniversitesi’nden Psikolog Brad Schmidt, “Bazı insanlar diğerlerinin kendi hakkında neler düşündüğünü çok fazla önemser, bu yüzden durmaksızın kendine destek arar” diyor.

Gyurak’a göre, hassasiyetin hâkim olduğu davranış biçimleri duygusal ilişkilerde de zorluk yaratabiliyor. Hassas insanlar reddedildiğinde aşırı tedirgin, endişeli, içine kapanık, sinirli veya üzgün olabiliyor. Hatta bunu rahatsız edici ve dayanılmaz bir noktaya gelene dek sürdürüyor. Bu sebeple, bu tür insanlar genellikle daha sık ayrılık yaşıyor. Erkek arkadaşının bir hareketi sinirlerini fazla bozarsa, sessizlik yemini etmek ya da seni artık sevmediği düşüncesine kapılmak gibi uç noktalara gitmemeye özen göster. Caruso, endişeli biri olduğun için kendine acımasız davranmaman gerektiğini de hatırlatıyor. Yapman gereken, duygularını kabul edip kontrol altında tutmak.Bunun için önerilerimize göz at:

Tetikleyicilerden Kaçın
Duygusal bir film izlemek bile seni gün boyu duygusallığa sürüklüyorsa, iyimser olmak istediğinde bu tür filmler izleme. Ya da sana duygusal çöküntü yaşatan olayları dikkatle takip et. Mesela daha önce bir arkadaşının ofisinde onunla dertleşirken ağladıysan, oraya gitmenin gözyaşı kanallarını bir kez daha tetikleyebileceğini hesaba kat ve arkadaşına başka bir yerde buluşmayı teklif et.

Prova Yap
Seni duygusallaştırsa bile kaçamayacağın bazı durumlar vardır. Schmidt böyle durumları önceden prova etmeni tavsiye ediyor. Mesela aile toplantısında annenin seni eleştireceğini biliyorsan, oraya gitmeden önce bir arkadaşınla birlikte sahneyi canlandır ve nasıl davranacağını prova et. Sahneye birkaç kez maruz kaldıktan ve başarılı tepkiler verdikten sonra, olay gerçekleştiği zaman kendini daha az kırılgan hissedeceksin.

Beklemede Kal
Patronun sana daha çok yetki devretmen gerektiğini söylüyor ve sen sadece olumsuz kelimeleri duyuyorsun. Ne kadar saçma görünürse görünsün, sana saldırıldığını düşündüğünde hatırlamak üzere zihninde bir soru listesi yap: Gerçek amacı ne? Bahsettiği şey benim şahsımla mı, yoksa işimle mi ilgili? Gyurak’a göre, bir anlığına bile rasyonel düşünebilen insanlar, duygularını çevresindekilerden gizlemeyi başarabiliyor.

Havayı Hafiflet
Hassas kişiliğin, hem olumlu, hem de olumsuz tepkiler vermene neden olabilir. Duygusal yönün ağır basıyorsa, yaradılış biçiminin avantajını kullan ve kendini kötü hissettiğin zamanlarda yaşam enerjisi yüksek bir akıl hocasıyla sohbet et. Biraz motivasyon herkese iyi gelir. Hassas ruhları ise uzun bir dönem idare edebilir.

18 Aralık 2013 Çarşamba



Ben söyledikten sonra ne kıymeti var?





Eşinizin ya da sevgilinizin size sürpriz yapmasını beklemeniz normal...

Ama unutmayın, onun sizin beklentilerinizden haberi yok. Çünkü siz romantik komedi filmleri ve pembe diziler seyrederek büyüdünüz, o ise sokakta top oynayarak!

Kadın kadına yapılan sohbetlerin ana konularından biri de ‘erkeklerin düşüncesizliği’dir. Kadınlar, erkek arkadaşlarının ya da eşlerinin duyarsız olduğundan, romantik olmadığından, defalarca imada bulundukları ya da başkalarının ilişkilerinden örnekler verdikleri halde eşinin/sevgilisinin kendilerine hiç jest yapmadığından yakınırlar. “Bir gün bir çiçek alıp gelmedi”, “Bir kere sürpriz yapsa, bir yerde yemek rezervasyonu yaptırmış olsa...”, “Evlilik teklifi yaparken bile tek taş yüzük almadı” diye yakınıp dururlar. Talepler çoğu zaman benzer olsa da “Neden böyle bir beklentiniz olduğunu söylemediniz?” sorusuna verilen cevap hep aynı; “Söyledikten sonra ne kıymeti var? Kendisi düşünmedikten sonra...”

Begüm de benzer konulardan şikayetçi:
“Üç senedir beraberiz, hala beni tanıyamadı” diye anlatıyor. “Benim doğum günlerine ne kadar önem verdiğimi artık anlamış olmalıydı. Ben Batu’nun her doğum gününde sürpriz parti düzenlerim. Sadece onun değil, annesinin, babasının doğum günlerini de hiç kaçırmam. Her seferinde kuru bir teşekkür ve ‘ne gerek vardı?’ cümleleriyle geçiştirilirim. Benim doğum günüme gelince; bir hediye ile özel bir gün yarattı zannediyor. Hiç sürpriz yok!”
Begüm’e iki soru soruyorum: “Senin özenle hazırladığın bu doğum günü sürprizlerini Batu seviyor mu?” “Aslında sevmiyor!” diye cevaplıyor. “Batu sürpriz sevmez. Kendi doğum gününü de hiç önemsemez aslında. Ama ben sürpriz yapmayı seviyorum.”

Yani Begüm, aslında Batu’yu mutlu etmek için değil, kendisi sevdiği için özel doğum günü planları yapıyor. Ardından diğer sorumu yöneltiyorum: “Batu’ya doğum günleri ile ilgili beklentilerini hiç anlattın mı?” Begüm inatçı bir şekilde kafasını sallıyor. “Hayır tabii ki” diyor. Ardından beklediğim cümle geliyor: “Ben söyledikten sonra ne anlamı var ki? Kendiliğinden düşünmesi gerek.” Kadınlar, kendilerinin dile getirmesi üzerine erkeğin taleplerini karşılaması durumunu doğal bulmuyorlar. Jestin zorla yapıldığını, içten gelmeden yapılan jestin suni olacağını ve mutluluk vermeyeceğini düşünüyorlar. Hemcinslerimin duygularını herne kadar anlasam da bu görüşe çok katılmıyorum. Bunu bir beklentilerinizi tanıtma süreci olarak görmelisiniz. Siz istediniz diye jest yapması, hiç yapmamasından iyi değil mi? Hiç değilse, sizin isteklerinize ve ağzınızdan çıkan sözlere önem veriyor ve sizi mutlu etmeye çalışıyor demektir. Erkekler, kadınların düşündüğünün aksine, bu tür jestleri içlerinden gelmediğinden değil, düşünemediklerinden yapmazlar. Kendileri için bu tür jestleri gerekli bulmadıkları ve önem sıralamalarında romantizm öncelikli olmadığı için, kadınların bu tür beklentileri olduğunu bilmezler, bilseler de gereğini düşünmezler. Hoş, çoğu erkek, evlenme arifesinde zaten bir sürü masraf varken niye kendilerince hiçbir işe yaramayacak bir tek taşa dünyanın parasını vermeleri gerektiğini de anlamaz. Hele bir de sevgilileri böyle bir talepte bulunmuyorsa, kardeşleri, anneleri de onları uyarmıyorsa, tamamen fuzuli buldukları bir masrafı yapmaya gerek duymazlar. Kadınlar da beklentilerini dile getirmedikleri, eşleri de kendiliğinden düşünmediği için, yıllar sonra bile içlerinde ukte kalacak birikimler yaratıp üst üste düğümlerler. “Evlenirken bana bir yüzüğü bile çok gördü”, “Bir evlilik yıldönümümüzde bile, bir çöp alıp gelmedi” diye ömür boyu kocalarının ne kadar duyarsız olduğunu anlatırken, içlerinde belki de yeterince sevilmiyor olmalarının sızısını duyar dururlar. Kadın ve erkek arasındaki bu düşünce farklılığının tamamen çocukluk öğrenimlerimizden kaynaklandığına inanıyorum. Zaten genetik olarak erkekler daha mekanik, daha rasyonel ve daha gereklilik üzerine düşünmeye yatkın. Kadınlar ise daha naif ve duygusal... Toplumsal şartlanmalar da cabası; teklifi erkek yapar, kadın naz yapar, erkek hediyeler alır falan filan…

Bir de çocukluk zamanlarımızdaki günlük hayatımızı düşünün. Şimdi büyük şehir şartlarında pek mümkün değil ama bizim çocukluğumuzda, erkek çocukları kahvaltısını bitirir bitmez kendilerini sokağa atar, akşam babalar eve gelene kadar kan ter içinde koşturur dururdu. Kız çocukları ise daha kısıtlı zamanlarda dışarıda oynar, vakitlerini genelde anneleri ile birlikte, ev işlerine yardım ederek, kalan zamanlarda da ya herkesin kocasından yakındığı komşu günlerinde ya da televizyon karşısında pembe dizi seyrederek geçirirlerdi. Kocalardan yakınılan komşu günlerinden aklımızda kalan kocamızın neyi yapmaması gerektiğiyken, pembe dizilerden de birbirinden yakışıklı ve romantik erkeklerin sevgililerine şampanya kadehleri içinde yüzükler hediye ettiklerini, kavgaların ardından evlerine giren kadınların, demet demet güllerle karşılaştıklarını seçer, hafızamıza alırdık. Bu romantik sahnelerde annelerimizin iç geçirdiğini sık sık işitir, evlenmek üzere büyütülen genç kızlar olarak, annemiz yaşayamasa bile, biz büyüdüğümüzde bu kadar güzel aşk evlilikleri yaşayacağımızı hayal ederdik. Sanki izlediğimiz pembe dizideki holding patronlarının alabildiği pahalı hediyeleri karşımıza çıkacak her erkek almaya maddi olarak muktedirmiş gibi. Oysa bizim izlediğimiz hiçbir pembe diziyi izlemeden büyüyen erkekler, top peşinde koştururken, ne şampanyadan çıkan yüzüklerden haberdarlar ne de demet demet güllerden.
Onların anneleri de komşu günlerinde kocalarından şikayet eder ve pembe dizilerde iç geçirirken, oğullarını eşlerinden daha romantik olacakları şekilde yetiştirmeyi düşünmemişler bile. Ya da düşünmüşler ama oğlunun mutlu edeceği müstakbel gelinleri gözlerinin önüne gelince ‘ne gerek var?’ diye vazgeçmişler. İşte sorun burada başlıyor. İlişkimizi yaşarken, eşimizi ya da sevgilimizi seviyor ve sevildiğimizi de biliyorsak, her gün bu sevgiyi test etmenin ne anlamı var? “Saç diplerimi boyattığımı fark etti mi, iki santimetre de kısalttırdım üstelik... Beni sevmiyor mu artık?” gibi endişelerle içimizi kemireceğimize ya da adamı bunaltacağımıza, bazı şeyleri güvene bıraksak, sevgiyi her gün test etmesek, istediğimiz şeyleri eşimize açıkça söylesek ve eşimiz karşılık verince de mutlu olmayı ve şükretmeyi bilsek, hayat öncelikle bizim için daha kolay olmaz mı?

• Partnerinizin sevgisini test etmeye çalışmak için dile getirmediğiniz beklentilerinizi kullanmayın.
• Beklentilerinizi kendi içinizde saklamak yerine mutlaka paylaşın. Kendinizi tanıtmak, neye üzülüp neyle sevindiğinizi partnerinize anlatmak sizin sorumluluğunuz.
• Partnerinizin hoşunuza giden davranışlarında mutlaka olumlu geri bildirimde bulunun. Böylece hangi davranışlarının hoşunuza gittiğini anlayabilir. Olumlu davranışların
geri bildirimle pekiştiğini unutmayın.
• Dile getirdiğiniz beklentileriniz partneriniz tarafından yerine getirildiğinde mutluluğunuzu göstermekten çekinmeyin. Siz istediniz diye yapılan bir jestin kıymeti büyük olmalı.
• Beklediğiniz davranışları öncelikle siz partnerinize yöneltin. Jestler karşılıklı adımlarla büyür.

Yazar: Yeşim Varol Şen


16 Kasım 2013 Cumartesi




Dünya liderleri diyabet yükünü tartıştı

İstanbul’da yapılan Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi’nde konuşan Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, "Erken teşhis ve önleme sayesinde diyabetin sağlık sektörü üzerindeki yükü azalacaktır" dedi.

İSTANBUL - Eski Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, hareketsiz yaşam tarzının ve ekonominin hızlı gelişmesinin, diyabetin artmasında önemli olduğunu söyledi.

Yaşanan vakaların ardından çok üzücü insani öyküler olduğunu ifade eden Annan, hastalığın çeşitli komplikasyonlara yol açtığını ve kronik bazı hastalıklara neden olduğunu kaydetti. Annan, diyabet hastalarının yüzde 80'nin düşük gelirli ülkelerde yaşandığını aktararak, "Yoksulluk sınırında ve hemen üstünde yaşayan klişelerden söz ediyoruz" dedi.

Bulaşıcı olmayan hastalıkların dünyadaki ölümlerin en büyük sebebi olduğunu belirten Annan, Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun, 2035 yılı itibarıyla dünyadaki diyabet vakalarının sayısının, 592 milyona çıkacağını ön gördüğünü sözlerine ekledi

“MODERN DÜNYANIN HEM LÜKSÜ HEM DE YIKICI ETKİSİ VAR”
Myanmar'da 2 gün geçirdiğini ve oradaki yetkililerin sağlık sektöründe yeniden yapılandırmaya gitmek istediklerini anlatan Clinton, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bütün dünya milenyum hedeflerinde, bin yıl hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydetti. Fakat bulaşıcı olmayan hastalıklardaki artış bizi korkutuyor. Şu anda dünyanın bütün kıtalarında Afrika dışında, bulaşıcı olmayan hastalıktan ölen insanların sayısı, bulaşıcı hastalıklardan ölenlerden daha fazla. Bir kaç yıl içinde Afrika'da da durum aynı olacak. Modern dünyanın birçok lütfü var ama aynı zamanda yıkıcı bir etkisi de var. Artık insanlar doğru dürüst spor yapmıyor, yemek yemiyor, hareket etmiyorlar ve özellikle de diyabete açık hale geliyorlar. Tabii ki, burada tıbbi önlemler alınabilir ama yine de yaşam tarzımızı değiştirmemiz ve yemek üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmemiz gerekiyor."

"BESLENME KONUSUNDA EĞİTİM VERİLMELİ"
Clinton, insanlara sağlıklı beslenme konusunda eğitim vermenin önemine değinerek, diyabet vakalarının yüzde 80'inin, kalp rahatsızlıklarının yüzde 80'inin, kanserlerin yüzde 40'ının engellenebilecek hastalıklar olduğunu aktardı.

Bill Clinton, "Bu yüzden en önemli mesaj şu; insanlara tanı koymakta, onları taramakta, eğitmekte daha başarılı olmalıyız ama en önemlisi davranışsal değişim getirmemiz gerekiyor. Yükselmekte olan ülkelerde Brezilya, Meksika gibi ülkelerde, gelirler de arttığı için diyabet artışına engel olamadılar. ABD'de de benzer durumla karşı karşıyayız. Burada iyi bildiğimiz şey, insanlar daha uzun ve iyi yaşamak istiyorlar. Çocuklarının kendilerinden daha kısa bir hayat yaşamasını istemiyorlar" diye konuştu.

10 Kasım 2013 Pazar



İnsanın kaderini belirleyen faktörler nelerdir?

Bu soruyu yıllarca önce Fransa’da verdiğim bir konferans sırasında katılımcılardan biri sormuştu. Tuhaftır, kelimesi kelimesine aynı olmasa da aynı soru bir ay kadar önce yine management’la ilgili verdiğim bir eğitim sırasında Türkiye’de soruldu.

Bu soruya o gün ne cevap verdiysem aşağı yukarı, bugün de aynı cevabı verdim:

“İnsanın kaderini belirleyen faktörleri ampirik olarak belli rakamla ifade etmek mümkün değildir; olsa bile, her doğan insan için bunun bir kez daha ispatlanması gerekir. Ancak farklı ülkelerde yaşamış, farklı kültürleri tanımış, belli bir bilgi ve tecrübe sahibi olarak şunu söyleyebilirim ki, ister işadamı olun, ister profesyonel bir yönetici veya başka bir meslek sahibi, kaderinizi yüzde 50 oranında doğduğunuz ve içinde yaşadığınız coğrafya belirliyor. Yüzde 40 oranında karakteriniz (Cornelius Nepos’a göre bu faktör yüzde 100 oranında belirleyicidir), yüzde 5 oranında aileniz ve geriye kalan yüzde 5 ise diğer faktörlerdir...”

Ve eklemiştim:

“Bu rakamları mutlak yüzdeler olarak almamak gerekir. Analitik açıdan belli bir ağırlık olarak bakmanız ve değerlendirmeniz daha uygun olur. Ancak, bir yaklaşım sağlaması açısından kanaatimce bu faktörleri ve ağırlıkları son derece uygun görüyorum.


Aslında belki de, en iyi ölçüm bu oranlar çerçevesinde birey birey her insanın kendini bu çerçevede değerlendirmesidir. Bu değerlendirmenin daha da iyi sonuç vermesi için, şöyle bir yol da izleyebilirsiniz: Önce kapasitenizi ve yeteneklerinizi objektif olarak ölçün. Sonra da, hipotetik bir şekilde bir ülke seçin ve orada neleri başarabileceğinizi tahayyül edin.


Yaşadığınız kaderiniz; tahayyül ettiğiniz ise, kadersizliğinizdir.”

Sözlerimi bitirdiğimde hem Fransa’daki konferansta bir sessizlik olmuştu. Aynı durum Türkiye’deki toplantıda da gerçekleşti.

Acaba o anda kim neyi düşünüyor ve kim hangi soruyu soruyordu.

Acaba Türkiye’deki insan, müthiş şahane bir ülkede mi yaşadığını düşünüyordu; yoksa tam tersine, “ben böyle kaderin...” mi diyordu?

Bunu bilmek mümkün değil. Ancak bir şeyi açıkça hissettim: Türkiye’deki insanların gözlerini bir hüzün kaplamıştı. Fransa’daki insanlarda böyle bir hüzün farketmedim.

İşadamısınız. Bir anda kapınıza dikilen maliye müfettişleri üç gün içinde ipinizi çekerler mi?

Çeker.

Yapacağınız en iyi iş, sus pus olmak ve eğer ihale şansınız varsa, devletten ihale almaktır. Yok o alanda değilseniz, en büyük tavsiye: Politikaya musallat olmayın!

Diyelim ki öğrencisiniz. Üstelik çok parlak. Belki, buluş yapabileceksiniz, insanlığa ve ülkenize büyük bir katkınız olacak.

Eviniz basıldı ve kız arkadaşınızla birlikte kaldığınız için; gençliğinde ilk ilişkiyi ve evlenene kadar da karşı cinsten bir insanla değil de başka bir varlıkla olmasını mubah gören, öyle yaşamış ve öyle yetişmiş bir zihniyetin temsilcileri tarafından, alabildiğine hırpalandınız ve başınıza gelmedik kalmadı...

Evimde İngilizce olarak asılı duran bir yazının Türkçesi ile noktalayalım:

“Geleceğiniz yüzde 90 oranında, başınıza ne geldiği ile değil, başınıza gelen şeye karşı nasıl tutum aldığınız ile belirlenir...” (Roger Dawson, Make the Right Decision Every Time, p. 215)

İyi hafta sonları...

Yazar: Erol Koç

6 Kasım 2013 Çarşamba

se ölmeli, Hakkı anlamak



Aramak İçin


Bir kitabı okumak,
Bilmek anlamak için.
Madem bildin anladın,
Uygula sen hak için.

Çün ilimden fakirsin,
Hangi dilden şakırsın?
Anlamadan okursun,
Bunca emek yok için.

Kişi sözün bilmeli,
Yol yordama gelmeli.
Gerekir se ölmeli,
Hakkı anlamak için.

Anlamaktır kararım,
Bilmez isem sorarım.
Kaybettim se ararım,
Gerçek aramak için.

Yol seçtin se kendine,
Durmuşoğlum sözün ne?
Mana derim ben yine,
Hakk''a uzanmak için.

Hüseyin Durmuş.

seçtiğimi anladığını fark



Büyük babam Matematik öğretmeni. Bu gün yanına gidip; büyük baba, gelecekte olmak istediğim meslekle ilgili bir hikaye yazma konulu ödevim var. Bana yardımcı olur musun? dedim. Büyük babam, gülümsedi bana. Tamam ufaklık dedi! Anlaşıldı, sen meslek seçimi ile ilgili yazı hazırlayacaksın. Mesleklerle ilgili hikaye çok yazıldı. Yazılanlardan değil de yaşananlardan yola çıkarsan, mesleklerle ilgili hikaye yazmış olursun.

- Biliyor musun, ben kendimi bildim bileli öğretmen olmak istemişimdir. İnsan, daha çocukken bilmeli ne iş yapacağını. Bir hevesi olmalı. “Ben büyünce, filanca meslekten ekmeğim kazanacağım” demeli. Öğretmenliği niye seçtim biliyor musun?

- Neden seçtin büyük baba?
- Çünkü ben “öğretmen olacağım” derdim hep . Nurhayat öğretmenim sevdirdi bana öğretmenliği. O zamanlar evlerde daha elektrik yok, gaz lambası ile okuyoruz kitapları. Gazete her gün değil ancak haftada bir Nurhayat öğretmenim getirince okuyorduk. Bilemezssin ne merakla beklerdik o defalarca okunmuş gazeteleri. Neyse uzatmayalım, işte bizim çocukluğumuzda televizyon yok, bilgisayar, internet gibi şeyler de rüyada bile göremeyeceğimiz şeyler. Nurhayat öğretmenim, bıkmadan usanmadan anlatırdı dünyayı, bilimi, tarihi…

- İnanmıyorum büyük baba ya, şaka yapıyorsun!
Büyük babam gülümsedi yine. Şaka değil! dedi.
- radyo vardı o zamanlar. radyodan sonra pikap geldi sonra da teyp yani kasetçalar. Güzeldi o günler. Çocukluğumu çok özlüyorum. Nurhayat öğretmenimin hayatta olmasını çok isterdim. Bize hiç duymadığımız, hayalini bile kuramadığımız şeylerin, bir zaman sonra gerçek olacağını, hayatta hayal etmenin önemini ondan bir kez daha dinleseydim. şimdi Nurhayat öğretmenim şurada dursa; Akif! dese, “Dünyamızın portakal gibi olduğunu ilk söyleyen bilim adamına,nefretle bakıyordu o zamanki insanlar. Doğruyu kabul etmek kolay değil. İnsan gerçekleri savunmak için gerekirse ömrünü vermeli.” dese.

Birden gözleri doldu, sesi titriyordu. Heyecanlı olurdu büyük babam. Hele de çok inanarak konuştuğu zaman. Büyük babam benim sadece büyük babam değil, öğretmenimdi de. Onunla konuşurken hep yeni şeyler öğreniyordum.

Büyük baba! dedim.
- Galiba ben ilerideki mesleğimi seçtim. Büyük babamın gözlerinden, benim hangi mesleği seçtiğimi anladığını fark ettim.
- Söyle bakalım, delikanlı! dedi. Büyüyünce ne olacaksın?
Öğretmen olacağım ben! dedim. ”Tarih öğretmeni olacağım. Tarihte insanlık için hizmet etmiş büyük bilim adamlarını öğreneceğim. Sonra da senin gibi güzel güzel anlatacağım. İnsanlara, mutlu olmanın hayal kurmakla başlayacağını anlatacağım. Gerçeklerin, insanları en başta üzebileceğini anlatacağım. Her ne şartta olursa olsun doğruyu söylemekten vazgeçmeyeceğim” dedim.

Büyük babam, bana belli etmeden ödevimi yazdırmıştı bile. Öyle ya! Benim ödevimin konusu, Gelecekte olmak istediğin meslekle ilgili bir hikaye yazmak değil miydi? Gerçi bu anlattıklarım gerçek ama hikayeler de gerçekten beslenmiyor mu? İşte benim meslek seçimi hikayem de bu.



Çoğuna göre Webmaster olmak hayatının kurtulduğu anlamına gelir. Yaptığımız bir iş yoktur bizim oturur sitemizi yapar paramızı alır eğlencemize bakarız. Çoğu kesim böyle düşünür ha bide çoğumuz evde çalışırız ailemizin yanında ya hani oda marifettir herkesin gözünde Evde para basmak


Dedim ya çoğunun gözünde bu tarzda çalışır Webmaster denen insanlardan uzakta takılan bilgisayar manyakları


İşin Aile kısmı :

Ailenizden baya baya uzak kalıyorsunuz bu meslek yüzünden. Babanız artık gelip bilgisayarın fişini çekebiliyor hatta eğer sizi anlamıyorsa veya az buçuk anlıyorsa Onlar bi yerlere gitmek ister sizinle veya evinize misafir gelir yanına gitmeniz gerekir ama bilgisayardaki işiniz ya acildir ya da çok zevklidir yarıda bırakmak istemezsiniz Sıkıntı o olacaktır sizin için
[İşin Manita kısmı :

Hapı yuttuğunuz yerlerden birisi de burasıdır Sevgiliniz sizinle buluşmak isteyecektir veya mesaj atmıştır anında cevap veremezsiniz bu işe iyice yoğunlaşmışsanız. Kız arkadaşınız iyice şüphelenecektir sizden acaba başkası mı var diye ve birgün amaan oda takmıyor nasılsa diyip mesaj atmaz olacak ve siz attığınızdada o yazmıyor olacak bunlar olacak gençler kain değilim ama biliyorum Bizzat yaşadım yani
İşin Dost kısmı :

Dostlarınız ile o kadar fazla görüşemiyorsunuz bunu da yaşadım ve yaşıyorum şahsen Maçlardan uzak kalıyorsunuz, ortamlardan, dedikodulardan, Kavgalardan falan fistan Kankanız çok oluyor ama ona laf yok sadece asosyal oluyorsunuz Tamam herşeyden haberiniz oluyor ama ne kadar net başında olursanız olun onların tadı olmuyor

İşin Okul kısmı :

Okulda notlarınızı iplemiyorsunuz Zamanla ders çalışmıyorsunuz okuldan gelir gelmez direk oturuyorsunuz uykunuz varsa yatarsınız sonra devam bu işler böyle tabi Ders çalışmayı ben vize haftalarında bile aksattım doğrusunu söylemek gerekirse Düzeltiyorsunuz sonradan ama ne gerek var ortalamayı düşürmeye değil mi ?

Bu işin Birde İyi Yönleri [/B]

Kimseye Muhtaç değilsiniz
İnsanlar dışarda başka şeylerle uğraşırken siz bir şekilde paranızı kazanıyorsunuz az veyahut çok bu neden böyle oldu l*n diye bile itiraz eden yok herşey bilgisayar ortamında ve evinize gelip sizi basma durumları yok dava durumlarındada bilgisayarınız şahit savcılık istediği zaman istediğini bulabiliyor Arkadaşlarınız 1 Kalem sigaranın lafını kendi aralarında yaparken sizin cebinizde işinizi iyi yaparsanız daima bir parlıament parası oluyor [/B]
Paranız var ve Mutlusunuz Artık
Paraya ihtiyacınız olduğu durumlar nadir olsada ( tabiki işinizi iyi yaparsanız) bu işten ekmek herkese var. Öyle veya böyle bi şekilde çıkıyor parası harcamalarınızın hele ki Home Office tarzıysanız ( Evde ) keyfinize diyecek yok Ofisi daha çok tercih ediyor insanlar resmiyet açısından tabi (:


Kültürlü ve Bilgili oluyorsunuz
Arkadaşlarınızdan uzaksınız ama netten herşeyi biliyor ve haberiniz oluyor insanlar 1 dizide komik bölümü yakalamışken internetten haftada 4-5 filmden komik sahneleri facebook cart curt bi şekilde görebiliyorsunuz. İnsanların oturup düzgün tartışma ortamı sağlayamadığı günlerde bizler herşeyi öğrenebiliyoruz


Bizim işimiz de bu işte
Ama Yalnız kalma kısmı kısmen koyuyor adama. Oda olacak artık


Selametle

Emre Budak.

27 Ekim 2013 Pazar

En Kral Oyunlar : OyunMuz.com



Hepimizin dünyasında bir zamanlar için oyunlar vazgeçilmez değerlerimiz arasında idi, özellikle çocukluk dönemimizde yani gelişimin en hızlı olduğu evremizde yaşantımızda ki en çok değer verdiğimiz değerlerden birisi hem vakit geçirmemizi hem de eğlenmemizi sağladığı için günümüz insanında da belirli dönemlerinde oyunlar değer konumunu korumaktadır. Oyunlardan en çok tutulanlardan birisi ise flash oyunlardır. Bağımlılık yapmayışı, zevkli ve eğlenceli olup kolay bulunan istediğimiz zaman oynayabileceğimiz oyunlar arasında yer aldığı için en çok tutulan oyunlar arasında yer almaktadır özellikle küçük çocuklar arasında. Tabi flash oyunları sadece küçük çocuklar oynamaktadır ,yetişkin insanlardan oyun severlerin bir kısmı da oynamaktadır.

Küçük çocuklardan kızları ele alırsan flash oyunlardan kızlar her oyunu oynamazlar. Özellikle kendilerine hitap eden oyunların yer aldığı oyun sitelerinde kendileri için genel hazırlanmış oyunları oynarlar. Nedir bu oyunlar diyecek olursanız başlıca, yemek oyunları, makyaj oyunları, hayvan oyunları, çizgi film oyunları ve giydirme oyunları kategorilerinde toplanmış olan oyunlar yer almaktadır. Bu oyun kategorilerinden giydirme oyunlarını ele alacak ve anlatacak olursak. Giydirme oyunları özellikle küçük kız çocuklarının vazgeçemediği ve tutku ile oynadığı oyunlardır. Kızların doğasında güzel giyinmek, giydirmek ve makyaj yapmak gibi güzel ve şık görünme arzuları yer aldığı için bu oyunlarla bu arzularını hem gidermiş olurlar hem de doğalarında olanları uygulamış olurlar bu sebepler kızlar için popülaritesi hiç sönmeyecek oyunlardandır diyebiliriz. Kız oyunlarını içeren siteleri ele almak gerekirse sadece kızlar yönelik yapılmış ve sadece kızların oyun oynayabileceği rengarenk flash oyun siteleri yanı sıra genel ama tüm kategorilerde oyunlar içeren flash oyun siteleri de yer almaktadır. Genel flash oyun siteleri arasında yer alan en kral flash oyun sitelerinden birisi olan oyunmuz.com ise kişi ayrımı yapmamak için belirli kategorilerde belirli kişilere yönelik olmayıp 7’den 70’e herkesin oyun oynayabileceği kaliteli bir çok kategoride altında bir çok oyun içermektedir. Özellikle kızların vaz geçilmez oyunları arasında yer alan giydirme oyunları da oldukça bol sayıda ve çocukların gelişimini kesinlikle olumsuz etkisi olmayacak oyunlar yer almaktadır. Oyunmuz.com’da yer alan başlıca giydirme oyunları ,Tavşan Giydirme ,Justin Giydirme,Ayı Yogi giydirme, Kristen Stewart Giydirme oyunları, isimli oyunlar en popüler giydirme oyunları olarak yer almaktadır. Oyunmuz sürekli güncel ve çocukların gelişimine olumlu etkisi bulunan oyunları titizlik ile eklediği için çocukların ve çocuk sahibi ebeveynlerin beğenisini kısa sürede kazanmıştır. Başta giydirme oyunları olmak üzere bir çok kategoride online oyun oynamak istiyorsanız oyunmuz.com sitesini beğenmiş birisi olarak siz değerli okurlarıma öneririm.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Gözde İlahi Sitesi



İlahiler manevi yönden kendimizi iyi hissetmemizi ve hayata daha pozitif bakabilmeyi kolaylaştıran müzikli ve sözlü sanat eserleridir. Bu ilahilerde genellikle Allah sevgisi, ona iman ve onu yüceltme sözleri yer alır. Bu tür ilahileri söyleyen kişilerin de genellikle seslerinin güzel olmasına dikkat edilir.

Bir diğer ilahi türü de en başta sevgili peygamberimiz Hz. Muhammet(s.a.v)’in ve diğer peygamberleri konu alan ve onlara sevgi ve imanı dile getiren ilahilerdir. Bu tür ilahiler insanda dinledikçe güzel duygular ve pozitif düşünceler uyandırmaktadır. İlahilerin geneli insanı dinlendiren ve iç huzuru sağlayan melodilerden oluşmaktadır. İlahilerin fazla abartı ve gürültücü olmayan türleri tercih edilir ve sevilir. İlahiler genellikle mevlütlerde, sünnet törenlerinde ve diğer dini olaylarda söylenebilir. Aynı zamanda evinizde otururken ya da arabada bir yerden başka bir yere ziyaret ederken ya da işe giderken ilahi dinleyebilirsiniz. İlahi dinleyebilmek için ilahidinle-tr.com  sitesine girerek buradan binlerce ilahi arasından ister alfabatik sıraya göre ilahi dinleyebilirsiniz, isterseniz de aklınıza gelen ve çok sevdiğiniz ilahileri arama bölümünden arattırarak dinleyebilirsiniz. Tamamen ücretsiz ve bütün müslümanların kullanması için sunulmuş bu güzel sitede güzel vakit geçireceğinizden eminiz.

Artık ilahi aramaya son. Bu son derece basit ve kullanışlı sitede bulunan ilahiler sayesinde imanınız kuvvetlenecek, Allah’ı ve peygamberleri sürekli andığınız ve hatırladığınız için de ahiret gününde sizlerden şefaatçi olacaklardır. Böylesi güzel bir müjdeye sadece ilahi dinleyerek varılamaz tabiki. Sizler önce üzerinize düşen dini yükümlülükleri (farzları) yerine getireceksiniz daha sonra da ilahileri ve mesnevi hikayelerini okuyarak imanınızı güçlendireceksiniz. Böylesine güzel bir sitenin sizlere uzun sure aynı kalitede hatta kendini daha da büyüterek ve güçlendirerek hizmet etmesine ufak bir katkıda bulunmak isterseniz eğer sitemizdeki destek ol linkine bir göz atmanız bizi çok memnun edecektir ( ilahidinle-tr )

2 Ekim 2013 Çarşamba

İndirimler



Zamanımızda internet aleminin çok geniş yol alması neticesinde irili ufaklı pek çok firmalar artık bu ortamda yer alarak ticaret yapmaya başlamış bulunmaktadır. Özellikle yoğun ve stresli geçen gündelik hayatta pek çok kimse artık alış veriş için uzun vakit ayıramıyor. Ya da internet üzerinden online alış veriş yapmanın avantajlarından faydalanmak istiyor. İndirim kuponu, kampanya kodu, promosyon kodu, hediye çeki gibi indirimler sağlayan kampanyalar ile avantajlı alış veriş yapmak mümkündür. Firmaların müşterilerine sundukları avantajlı indirimlerden yararlanmak isteyenler indirim kuponu kodu ile uygun fiyatlardan alış veriş yapabilmektedir. Pek çok alış veriş sitesi indirim kuponu dağıtarak müşterilerine hizmet vermektedir. Sanal alemde yer alan bu avantajlı alış verişten faydalanmak isteyenlerin harıl harıl indirim kuponu kodu aradığı bilinmektedir. http://www.onlineindirimkuponu.com olarak A’dan Z’ye tüm alış veriş sitelerinin indirim kuponunu sitemize ekledik. Sitemizde yer alan indirim kuponu kodları ile siz değerli ziyaretçilerimiz dilediğiniz sitede avantajlı fiyatlardan alış veriş yapmanın keyfini yaşayabileceksiniz. Sitemizde yer alan indirim kuponlarını yöneticilerimizin yanı sıra dileyen herkes ekleyerek paylaşımda bulunabilir. Bu kuponların bir kısmını siz değerli ziyaretçilerimiz eklerken büyük bir kısmını da online alış veriş sitelerinin sahipleri ekleyerek hizmetinize sunmaktadır. Ülkemizdeki en popüler ve en avantajlı alış veriş sitelerinden faydalanmak için sitemize gelmeniz yeterli olacaktır. Her zaman en ucuz ve en avantajlı indirimleri sizler için sitemizde yayınlamaya devam edeceğiz

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Kötü Dünya Sendromu



Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarhan: ”Kötü dünya sendromu, empati yoksunluğunun en önemli sonuçlarından biridir”

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, her an bir şiddete kurban gitme korkusu, korku filmlerinde yaşananların kişinin başına gelme ihtimali, nükleer veya biyolojik savaşın çıkabilmesi, bir virüsün bütün insanlığa bulaşması, Hollywood filmlerinde olangenetik sapma sonucu ortaya çıkan garip bir yaratığın insanlığı yok etmesi gibi ihtimallerin, insanları günden güne karamsarlığa sürüklediğini belirtti.

İnsanların dünyayı tehdit edici bir yer olarak görmeye başladıklarını ve yaşama küstüklerini ifade eden Tarhan, şunları kaydetti: ”Bu durum dünyanın (kötü dünya sendromuna mı sürükleniyor) sorusunu akıllara getiriyor. Kötü dünya sendromuna dünyadaki güven ortamının azalması ve dünyanın daha tehdit edici bir yer haline gelmesi neden olur. Bu durum, toplum ve birey psikolojisinde olumsuz sonuçlara yol açıyor. Kötü dünya sendromu empati yoksunluğunun en önemli sonuçlarından biridir. Toplumsal duyguların hasar görmesiyle bu sendrom ortaya çıkıyor. Kötü dünya sendromu, dünyanın eskiye kıyasla daha tehdit edici bir yer olduğu algısını tanımlamak için kullanılmaktadır. Dünyanın kötüye gittiğini düşünenlerde üç türlü tepki göze çarpar; şiddeti örnek alıp, şiddet davranışını arttırmak, şiddete karşı duyarsızlaşmak ve korkuya kapılıp, kendilerini şiddet kurbanı gibi algılayarak, kaçınma davranışı geliştirmek. Bu 3 tepki türünün de sağlıklı olduğunu söylemek güçtür.”

Kötü dünya sendromunun toplumun psikolojisine etkisi
Prof. Dr. Tarhan açıklamasında, kötü dünya sendromunun toplumun psikolojisini direkt etkilediğine işaret ederek, sebep ve belirtilerini şu şekilde sıraladı: ”Birinci sebep, insanlık içindeki şiddetin ve cinayetlerin artmasıdır. Okullarda çocuklar arasında, toplumda şiddet artmaktadır. Okullara silah götürme, anneyi babayı öldürme gibi cinayet olayları eskiye göre toplumda hızla yaygınlaştı. Örneğin ABD’de aile içi şiddet olaylarında ciddi bir artış görülmekte ve acil servislere başvuranların neredeyse yüzde 20’si aile içi şiddet sonucu geldiğini belirtmektedir. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet eğiliminde ve çocuklarda cinsel istismarda ciddi artış görülmektedir. İnsanların da güvenlik yatırımlarına eğilimleri fazlalaştı. Silah ve alarm satışları her geçen gün artmaktadır. Bütün bu olaylar güvenliğin zayıfladığını ve kötü dünya içinde bulunduğumuzu ortaya çıkarmaktadır.”

Prof. Dr. Tarhan, medyanın, saldırı görüntülerini devamlı vermesinin sebebinin ise bütünAmerika’da ve dünyadaki insanların o olayı yaşamış gibi algılaması olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ”Küçük bir azınlığın yaşadığı olay böylece bütün dünyada insanların kendilerinin de böyle bir şiddete mağdur ve kurban olabilecekleri duygusunu geliştirdi. Korku ve huzursuzluk giderek arttı, bunun sonucunda kaçınma davranışları ortaya çıktı. Dünya büyük ve kötü bir yer olarak görülmeye başlandı. Gerçek ve fantezi ayırt edilemez hale geldi. Meydana gelen herhangi bir tehlike, insanlarda her gün olacak duygusu yaşatmaya başladı. Bu duygu politik olarak da sürekli beslenmektedir. Şiddet görüntülerini yoğun düzeyde izleyenlerin bir grubunda, dünyayı korku dolu, acımasız, gelecekle ilgili kötü ve tehlikeli bir yer olarak görme şeklinde bir tepki ortaya çıktı. Diğer bir grupta ise tam tersine agresif davranışlar haline dönüştü. Radikallik geni olan bu insanlar, böyle korku zamanlarında daha çok saldırganlaşırlar, daha agresif olurlar ve şiddete karşı şiddetle karşılık verirler. Şiddet davranışlarının sonuçlarına karşı şiddeti yöntem olarak benimserler. Ortadoğu insanında bu kültür vardır. Bu coğrafyanın insanında şiddet davranışı karşısında agresif olma, karşı şiddete yönelme gibi radikallik eğilimleri ortaya çıktığı için şiddeti yöntem olarak seçme görülmektedir.”

Kaynak: milliyet.com.tr

Wordpress



Son yıllarda teknoloji dünyasında çok büyük ilerlemeler yaşanmaktadır. Bu ilerlemelerin başında şüphesiz internet gelmektedir. Özellikle internet imkanlarının ucuzlaması ve hemen her evde yer almaya başlamasıyla birlikte internette geçirilen zaman da hızla arttı. Artık hemen her işimiz için interneti tercih etmeye başladık. Hal böyle olunca web sitesi sayısında da büyük bir artış yaşandı. Özellikle kullanım ve yönetimi son derece kolay olan wordpress tabanlı sitelerde büyük bir artış yaşandı. İnternet ve web siteleri hakkında pek fazla bilgi gerektirmemesi ve son derece kullanışlı olması wordpress sitelerine olan ilgiyi artırdı. Söz konusu bu durumda biz de wordpress hakkında yazılar hazırlayarak www.hayalcin.com internet sitemizde wordpress kategorisinde paylaşmaya başladık. Kullanımı ve yönetimi son derece basit olan wordpress için en önemli 2 husus bulunmaktadır. Bunlardan birsi site için kullanılacak temadır. Bir diğeri ise sitede kullanılacak olan eklentilerdir. Wordpress tema ve wordpress eklenti ikilisi ile sitelerinizi çok kolay bir şekilde yönetebilirsiniz. Bu konu hakkında her türlü bilgi paylaşımını sitemizde yer alan wordpress kategorisinde paylaşıyoruz. En son çıkan temalar ve eklentiler, en faydalı ve en kullanışlı temalar ve eklentiler hakkında her türlü en güncel bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Wordpress tabanlı bir web sitesi sahibi olan herkese mutlaka tavsiye ederiz. Üstelik ilgili yazılar hakkında her türlü soru ve görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Çok kısa bir süre içerisinde size gerekli olan bilgiler verilmek üzere iletişim kurulacaktır.

Wordpress http://hayalcin.com/category/wordpress

6 Ağustos 2013 Salı

Bizim Çiftçi Oyunu



Bizim Çiftçi Açıklaması:

En iyi çiftçi kimmiş görelim. Oyunumuzda yaşlı yaz tatilinde yaşlı çiftlik sahibi dedemize yardım ederek güzel bir çiftlikte birbirinden güzel ürünler yetiştirip güzel mahsuller elde edeceğiz.Unutmayın dedeniz yıllardır bu işleri yapan uzman bir çiftçi dedenizin söyledikleriniz harfiyen uygularsanız sizde uzman bir çiftçi olma yolunda ilerler ve güze çiftlik ürünleri yetiştirebilirsiniz. Dedenizin sözünden çıkmamanız dileğiyle. İyi eğlenceler.

Kaynak: http://www.oyunhugo.com/bizim-ciftci.html

Çifçi Aile Oyunu



Çifçi Aile Açıklaması:

Hepinizin memnun kalacağı enfes bir çiftlik oyunu ile karşınızdayız.Oyunu 2 defa Play'e tıklayıp oyunda yer almak istediğiniz karakteri seçip oyunu başlatabilirsiniz. Oyunumuzda seçtiğiniz karakterin görevlerini yerine getirerek hasat zamanı için yeterli ürünler elde etmeye çalışıyoruz.Ben ekim biçim işlerini yapan çiftçi baba karakterini seçtiğim için onun görevlerini anlatacağım.Çiftçi baba ile tarlamıza önce tohum ekiyoruz tarlada her an bir yerden traktör çıkabilir onu alıp ekme işlemine hızlıca devam ediyoruz.ekim bitikten sonra o leveli başarı ile tamamlamış oluyorsunuz. Ardından yeni levellerde yeni ürünler ekip hasat ediyorsunuz bu ekim biçim sırasında tarlanızda yer alan yaratıklara yakalanmamaya dikkat ediniz.Eğer yakalanırsanız oyun yaratıklar size zarar verir ve oyun sona erer. İyi eğlenceler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/cifci-aile.html

Çiftçi Ahmet Amca Oyunu



Çiftçi Ahmet Amca Açıklaması:

Çiftçi Ahmet amca oyunumuzda çiftliğinden kaçan domuzları birer birer yakalayıp çiftliğine götürmektedir. E ne de olsa çiftlikten kaçan domuzlar bir ilkte olsa özgürlüğün tadını gördüler bu özgürlüklerine devam etmek istemektedirler ve Ahmet amcayı bir hayli yormaktadırlar. Ahmet Amcamıza yardımcı olarak belirtilen süre içerisinde domuzları yakalamalısınız. İyi eğlenceler.

Kaynak: http://www.oyunhugo.com/ciftci-ahmet-amca.html

Ac Barbie Oyunu



Ac Barbie Açıklaması:

Oyunumuzda karnı kurt gibi acıkmış olan kızımız güzel Barbie'ye havada uçuşan kek,meyve,meyve suyu,ayran v.b. yiyecek ve içecekleri toplayarak karınını doyurmasına yardımcı olmalısınız. Minik ve sevimli kızımız Barbie'yi boşluk tuşuna bir süre basıp elinizi birden çekerek hoplatıp havada uçan yiyecekleri toplayabilir ve yön tuşları ile kaykayını hareket ettirerek konumunu belirleyebilirsiniz. Topladığınız her yiyecek için puan kazanacaksınız,süre kısıtlı acele edin. OyunHugo.com iyi eğlenceler diler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/ac-barbie.html

Becerikli Çiftçi Oyunu



Becerikli Çiftçi Açıklaması:

Becerikli çiftçi oyunumuz sandığınızın aksine direk ekip biçim yapabileceğiniz hayvan otlatacağınız bir çiftlik oyunu değil;ama yakında o tarzda oyunlar ekleyeceğiz sizlerin beğenisi ve isteği doğrultusunda. Bu oyumuz da oyunun başlangıç resminde yer alan kareyi hatırlayarak ve tam bir resim karesi oluşturacak şekilde puzzle parçalarını uygunca yerleştiriyoruz. Eğer parçaları başarılı bir şekilde yerleştirebilirseniz karşınıza doğal bir çiftlik resmi çıkıyor.İyi eğlenceler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/becerikli-ciftci.html

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Topçu Kafalar Açıklaması:



Topçu Kafalar Açıklaması:
Diğer normal futbol oyunlarına nazara farklı bir tarzda futbol oyunun sizlere sunuyoruz.Bu oyunumuzda dier futbol oyunlarındaki gibi normal futbolcular yerine iki tane gövdesiz sadece kafası ve ayakları olan futbolcularımız var.Bu yüzden olsa gerek ki oyunumuzun ismi topçu kafalar. Oyunun başlangıcında istediğiniz bir takımı seçerek oyuna başlıyorsunuz. Oyunumuzda karşı takımın kalesine mevcut oyuncunuzu yön tuşları ile yönlendirip boşluk tuşuna basarak şutlar çekip gol atmalısınız.Top sizden arka kısıma düştüğünde genelde kalenize giriyor ve gol oluyor dikkatli olunuz. OyunHugo.com iyi eğlenceler diler.
Kaynak: http://www.oyunhugo.com/topcu-kafalar.html

Muhteşem Kaleci Oyunu



Muhteşem Kaleci Açıklaması:

Futbol oyunları son dönemlerde maç tutkusunun teknoloji ile birlikte artması ile oldukça popülerleşti.Bu oyunumuzda da maçın skorunu belirleyecek ve milyonların sahada ve ekranlarda canlı yayın ile izlemekte olduğu dev bir maçın penaltı vuruşunda maçın sonucunu atılan şutları tutup tutamayacağınız belirleyecek. Fareniz ile kalecinin ellerini topun geleceği konuma yönlendirmelisiniz. İyi eğlenceler.

Kaynak:http://www.oyunhugo.com/muhtesem-kaleci.html

Tenis Şampiyonası



Sırık Atmaca Açıklaması:

Ender ve güzel spor oyunlarından birisi olan sırık atmaca oyunumuzda boşluk tuşuna basarak sırığı atacak olan sporcunun ne kadar güç harcayarak atış yapacağını sonra tekrar basarak ne kadar hızlı koşacağını belirleyeceksiniz. Belirleyeceğiniz değerler ne kadar yüksek değerde ve orandıda olur ise o kadar başarılı atış yapacak ve seyircinin alkışlarla çığlıklarını işiteceksiniz. İyi eğlenceler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/sirik-atmaca.html

Cristiano Ronaldo Show Oyunu



Cristiano Ronaldo Show Açıklaması:

Cristiano Ronaldo ile zevkli ve eğlenceli dakikalar geçireceğiniz güzel bir oyun. Start tuşuna ardından da Boşluk tuşuna basarak oyunu başlatıyoruz. Milyonların izlediği dev maçların olduğu sahada Ronaldo karşısında duran acemi futbolculara karşı gösteri yapıyor sizde klavyeniz ile Ronaldinyo'nun gösterisine eşlik edeceksiniz.Ronaldo'nun topunu rakiplerine kaptırmamaya dikkat ediniz bu konuda Ronaldio çok hassas ağlama krizine kadar giriyor.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/cristiano-ronaldo-show.html

2 Ağustos 2013 Cuma

Hugo Dağ Yolunda



Hugo Dağ Yolunda Açıklaması:

Küçüklüğümüzde mini mario gibi hepimizin sevimli kahramanı olan  hugo oyunlarının bir yenisi ile karşınızdayız. Dağa doğru uzanan taşlı yolda hugoya yön tuşları ile engelleri aşmasına ve karşısına çıkan sivri sineklerden,kedilerden köpeklerden zarar görmeden ilerlemesine yardımcı olmalısınız. Ayrıca yolunuz üzerindeki elmasları da toplayarak bonus puan kazabilirsiniz.Bakalım hugoyu yolun sonuna kadar getirebilecek misiniz? İyi eğlenceler.

http://www.oyunhugo.com/hugo-dag-yolunda.html

3D Canavar Kamyon Oyunu



3D Canavar Kamyon Açıklaması:

Canavar kamyon oyunumuzu oyun yüklendikte sonra,countıne butonu çıktığında boutona tıklayarak başlatabilirsiniz. Oyunumuzda  milyonların izlediği dev tekerlekli büyük kamyonların çekişmeli yarışı içerisindesiniz.Yavaş ama hararetli olan yarışımızda engellere takılmadan ve yol dışna çıkmadan ilerleyerek rakiplerinizi geçmek için elinizdenn geleni yapmalısınız. İyi eğlenceler.

Kaynak: http://www.oyunhugo.com/3d-canavar-kamyon.html

Süper Marioyu Koru Oyunu



Süper Marioyu Koru Açıklaması:

Süper Marioyu Koru oyunumuzda gökyüzünden olağanüstü aracı ile uçarak ve yeryüzüne ateş saçarak ilerleyen ejderhanın ateş parçalarına karşı kahramanımız Mario'yu çevresinde yer alan Fıçı ve Kasalardan düzgün bir korunaklı alan inşa ederek ejderha tarafıjndan yeryüzüne saçılan lavlardan koruyarak hayatta kalmasını sağlamalısınız. Tehlikeyi atlatan süper kahramanımız mario sizin başarınıza tehlikedenn kurtulma sevinci ile kahkahası ile eşlik edecek. İyi eğlenceler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/super-marioyu-koru.html

Mario Altın Kamyonu



Mario Altın Kamyonu Açıklaması:

Küçüklüğümüzün vazgeçilmez oyunları olan mario oyunlarının flash versiyonlarını sizlere sunmaktan mutluluk duyarız. Sevimli kahramanımız Mario'nun mini kamyonu ile ilerleyerek dağa doğru uzanan yol üzerindeki altınları toplamasına yardımcı olmalısınız. Kamyonu devirmemeye dikkat ediniz. İyi eğlenceler.

Oyun adresi: http://www.oyunhugo.com/mario-altin-kamyonu.html

Süper Mario Savaş Açıklaması:



Süper Mario Savaş Açıklaması:
Büyük küçük hepimizin sevimli kahramanı olan Mario'nun farklı bir oyunu ile yine karşınızdayız. Süper Mario'nın omzunda yer alan bazukanın yönüne ve ateş etme anını belileyerek Mario'nın yaratıkları vurup yok etmesine yardımcı olmalısınız. Bölümlerden oluşan oyunumuz her bölüm sonrasında,bir üst bölüme geçtiğinizde daha karışık bir senaryo sizi bekliyor olacak.İyi eğlenceler.

Oyun Adresi: http://www.oyunhugo.com/super-mario-savas.html

Çılgın Baloncuklar



Çılgın Baloncular Açıklaması:

Oyunumuzda sol kısımda yer alan mekanizmadaki parçalardan istediğiniz bölgeyi seçerek balonu şişirmeye başlayabilirsiniz.Bir kere balon şişirdiğiniz alandan hemen sonra ikinci balonu şişirip salamıyorsunuz yer değiştirmeniz gerekiyor.Ayrıca yukarıda sıralanan balonları da aynı renkte eşlecek şekilde olanları seçerek patlamalarını sağlayarak duvarın üzerinize gelmesine engel olup rakibinizi geçmelisiniz.İyi eğlenceler.

Oyun adresi: http://www.oyunhugo.com/cilgin-baloncular.html

Süslü Piknik Oyunu



Süslü Piknik Açıklaması:
Süslü piknik oyununda pikniğe gidecek olan güzel kızımızı en güzel şekilde giydirmeli ve onu pikniğe yollamalıyız. Solda bulunan kızımıza ne giydirmek istiyorsak tıklıyoruz ve sağda çıkan bölümden beğendiğiniz kıyafeti seçin ve kızımıza giydirin. Tüm kıyafetlerini özenle seçip giydirdikten sonra artık kızımız pikniğe gitmeye hazır ! Sizde kızımızı güzelce giydirip pikniğe yollamak istemez misiniz ? O zaman hemen başlayın ! Oyunhugo.com iyi eğlenceler diler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/suslu-piknik.html

Cadı Modası Oyunu




Cadı Modası Açıklaması:
Cadı modasının tadına bakmaya ne dersin ? Kıyafetler tam bir cadıya göre düzenlenmiş bu güzel oyunu mouse(fare) ile oynayabilirsiniz. Sol taraftan cadımızın değiştirmek istediğiniz yerinin üstüne gelin ve her tıklayışta farklı bir stil ortaya çıksın. Beğendiğiniz kıyafetleri cadımıza giydirerek bu güzel oyunda en yüksek skoru yapmaya çalışın. Oyunhugo.com iyi eğlenceler diler.

Oyunu Oyna: http://www.oyunhugo.com/cadi-modasi.html


Doodle Otopark Oyunu



Doodle Otopark Açıklaması:
Doodle Otopark oyunumuzda oyunun başlangıcında gösterilen kağıdı anımsatan bir diğer köşedeki par alanına,aracınızı ışıklar yeşil yandıktan sonra hareket ettirip park etmelisiniz.Yalnız park yerine ulaşırken aracınızı çevresindeki kutulara çarpmadan ilerletmelisiniz ve park yerine tam uygun bir şekilde park etmelisiniz. İyi eğlenceler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/doodle-otopark.html

Futbol Zinciri Oyunu



Futbol Zinciri Açıklaması:
İlginçbir futbol zinciri oyunu ile karşınızdayız. Oynumuzda sahada adeta uçuşurcasına gezinen topların üzerine fareniz ile elinideki topu hareket ettirerek üzerine tıklayıp yakalamalı ve fırlatmalısınız.Kısa zamanda ne kadar çok top yakalayıp karşı kaleye gol olacak şekilde fırlatabiliyorusnuz bakalım
.İyi eğlenceler.

Oyun Adresi: http://www.oyunhugo.com/futbol-zinciri.html

Ateş Çocuk Ve Su Kız Oyunu



Ateş Çocuk Ve Su Kız Oyunu Açıklaması:
Dünyaca ünlü olan Ateş ve Su ikilisinin bu oyununda Ateş ve Su tapınakta kilitli kalırlar. Adeta hapsolmuş durumda olan Ateş ve Su'yu tapınağın bölümlerinin sonlarında yer alan kapılara ulaştırarak kurarmalısınız. İlerlerken dikkat etmeniz gerekenleri Ateş'i su kuyularından Su'yu ise ateş kuyularından uzak tutmalısınız.
İyi eğlenceler.

Oyun Adresi: http://www.oyunhugo.com/ates-cocuk-ve-su-kiz-oyunu.html

Balon Boyama Oyunu



Balon Boyama Açıklaması:
Aşağıdan bir kuş gibi yükselerek sessizce gelen balonları sol aşağı köşede yer alan renklerden dilediğimizi seçerek balonları boyuyoruz. Akıllı çocukların akıllı sitesi OyunHugo.com iyi eğlenceler diler.

Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/balon-boyama.html

Lezzetli Rissotto Oyunu



Lezzetli Rissotto Açıklaması:
Lezzetli Rissottolar yapmaya hazır mısın ? Oyunda verilen nesneleri kullan ve rissotto yapmaya başla. Bıçağınla güzel soğanları kes ve onları doğradıktan sonra yapacağımız rissottonun içine at. Tüm malzemeleri gösterilen şekilde kes ve rissotto'yu hazırla. Oyunhugo.com iyi eğlenceler diler .

Oyunun Oynama Adresi: http://www.oyunhugo.com/lezzetli-rissotto.html

Turuncu Top Turuncu Top



2 Kişilik Oyunlar > Turuncu Top Turuncu Top
Beğenilme : 0
Kategori : 2 Kişilik Oyunlar
Oyun Hiti : 42 defa oynandı
Oyun Etiketleri :
Hangi tuşlar ile oynanıyor :


Favorilerime ekle
Sayfama Ekle
Turuncu Top Açıklaması:
Turuncu Top oyununuz ücretsiz olarak sitemizden oynayabilir ve oyun hakkında yorumlar yapabilirsiniz.


Oyunun Adresi: http://www.oyunhugo.com/turuncu-top.html

Canavar Kamyon Sürücü Açıklaması:



Canavar Kamyon Sürücü Açıklaması:
Dağ aracı tutkunları için müthiş bir dağ aracı oyununu sizlere sunuyoruz. Güçlü dağ aracımızı yön tuşları ile hareket ettirerek önüne çıkan dağ,taş,odun,kütük ve benzeri engelleri aşarak ilerlemelisiniz. Ne kadar hızlı ilerleyebilir iseniz o kadar çok puan kazanırsınız. Yalnız engeller çok çetin olduğu için aracınız her an takla atabilir dikkatli olun. İyi eğlenceler.

Kaynak: http://www.oyunhugo.com/canavar-kamyon-surucu.html

Küçük Adamların Savaşı




Küçük Adamların Savaşı Açıklaması:
Küçük adamların savaşı oyunumuzu oyuncu isminizi sağ taraftaki kutucuğa yazıp ve dilerseniz oyuncunuzu kostumüze ettikten sonra ana menüde yer alan sol kısımndaki kategorileri seçerek başlatabilirsiniz.Küçük adamız seçtiğiniz silah ile oyuna başlar başlamaz karşısına direk düşmanlar çıokıyor bu yüzden çok dikkatli ve hızlı olmalısınız. İyi eğlenceler.

Oyun: http://www.oyunhugo.com/kucuk-adamlarin-savasi.html